Sivilce (Akne) Tedavisi

Hafif şiddette sivilce (akne) tedavisi : Tretinoin ve /veya antibiyotik merhem.

Orta şiddette sivilce (akne) tedavisi : Tretinoin ve sistemik antibiyotik hapları.

Ağır şiddette sivilce (akne) tedavisi : Tretinoin + sistemik antibiyotik hapları + Antienflamatuar (iltihap önleyici) ilaçlar + Antiandrojenler ya da östrojen preperatları.

Klasik sivilce (akne) tedavi şekilleri esas nedene yönelik olmadığı için başarısızdır ya da ancak geçici bir süre başarılı olabilir.

Ekim 10, 2008 at 6:59 pm Yorum yapın

Sivilceler | Akneler

Akne , derimizde bulunan kıl folikülündeki (kese) yağ bezlerinin bir hastalığıdır. Normalde, bu bezlerin salgıladığı yağın deri yüzeyine çıkarak atılması gerekir. Ancak ergenlik döneminde yağ bezi daha fazla yağ salgılar. Bu yağ normal olarak bir kanal ile deri yüzeyine geçer. Aknede bu kanal aşırı yağ birikimi ve dökülmüş keratin hücreleri (keratonosit) ile tıkanır. Aknenin temel nedeni bu tıkanmadır.

Bu madde birikimi nedeni ile Propionibacterium acnes adlı normal deride bulunan bir oksijensiz (anaerob) bir bakteri burada üremeye ya da koloni yapmaya başlar. Bu bakteriler, yağ bezlerinin tıkalı olan kanallarından içeri girerek hem varlıklarıyla hem de ortaya çıkardıkları bir takım kimyasal maddeler nedeniyle tıkanmış olan yağ bezinde bir iltihaba (enflamasyon) yol açarlar.

İltihabi olmayan yağ tıkaçlarına komedon adı verilir. Komedon deri yüzeyinde açık (siyah başlı) ya da kapalı (beyaz başlı) olabilir.

İltihabi akneler kabartı (papül), sivilce (püstül), yumru (nodül) ve kese (kist) şeklinde olabilir.

P. acnesin salgıladığı lipaz trigliseritleri parçalayarak serbest yağ asitlerini açığa çıkartır. Bu yağ asitleri folikül duvarını tahriş ederek papüle yol açar.

Folikül P. acnes enfeksiyonla iltihaplanırsa sivilce (püstül) oluşur. Foliküller sıkılır ve kaşınarak yırtılırsa nodül ve kist oluşur.

Akne Oluşumunun Evreleri :

Aknenin 5 majör patogenetik faktörün karşılıklı etkileşimine bağlı olarak geliştiği düşünülmektedir.

1. Kıl folikülü içindeki keratin hücrelerinin üretiminin artması.

2.  Kıl folikülü kanalındaki korneositlerin tam olarak ayrılamaması (programlı hücre ölümünün azalması ve kıl yağ bezlerinin tıkanmasına bağlı)

3. Erkek hormonlarına (androjenler) bağlı yağ (sebum) yapımında artış.

4. Siyah başların (komedon) içinde Propionibacterium acnes adlı bakterinin aşırı üremesi.

5. Komedonun içinde ve çevresinde iltihap.

Kapalı mikrokomedonların oluşumundaki kritik basamak kıl folikülü kanallarının korneositler (keratin hücreleri, keratonosit) tarafından tıkanmasıdır. (korneositler bazal keratonisitlerin farklılaşması sonucu oluşur). Bu keratonositler kıl folikülü kanallarını ağzını tıkarlar. Çünkü birbirlerine yapışıktırlar ve dökülürken normalde olduğu gibi birbirinden ayrılmazlar.

Korneositlerin programlı hücre ölümlerinin bozulması ya da gecikmesi aknenin başlangıç lezyonu olan mikrokomedonun oluşumunu sağlayan temel mekanizmadır.

Ekim 10, 2008 at 6:57 pm Yorum yapın

Sivilce | Akne

Akne ( Sivilce) derideki yağ bezlerinin, erkeklik hormonu ( Androjen ) tarafından uyarılması ile oluşan, içi cerahat dolu veya siyah noktalar ihtiva eden, nadiren nedbe dokusu ile iz bırakarak iyileşen bir deri hastalığıdır.

Görülme sıkılığı :

Adolesanların yaklaşık % 100′ü az ya da çok derecede etkilenir ancak, sadece % 15′i doktora başvurur.

Erkek = Kadın ( erkeklerde daha ağır seyretme eğilimi vardır. )

BELİRTİ VE BULGULAR :

Kapalı komedonlar ( beyaz noktalar )
Açık komedonlar ( siyah noktalar )
Kızarıklık ve ödemin eşlik ettiği ya da etmediği püstüller ( kistler )
Nedbe dokuları
Lezyonlar, alın, yanak ve burun üzerinde ortaya çıkar ancak sırt ve göğüs ortasına kadar yayılabilir.

NEDENLERİ :

Erkeklik hormonu yağ bezlerinin ucunun siyah noktalarla tıkanmasına yol açan keratin döngüsünü uyarırlar. Yağ bezlerinin ürettiği peynirsi madde (sebum) tıkaçın ardında birikmeye başlar. Bakteri varlığında, biriken muhteva iltihaplanarak sivilce oluşur.

RİSK FAKTÖRLERİ :

Ergenlik çağına giriş.
Erkek
Bazı ilaçlar ( doğum kontrol hapları, iodidler, bromidler, lityum, fenitoinler, kortizon )
Temizleyici kremler, nemlendiriciler, yağlı fondötenleri içeren birtakım yağlı kozmetikler.
Deri yüzeyinin herhangi bir şekilde kapatılması.
Sıcak, nemli iklimler

TEDAVİ :

GENEL ÖNLEMLER :

Siyah noktalarla tıkanmış alanların boşaltılması.
Temizleme – yumuşak bir sabunla günde birkaç defa hafifçe yıkamak yüzeyel yağlanmayı kontrol edecektir. Daha sık yıkanması deriyi tahriş eder.
Yağsız güneş koruyucuları – bazı tedavi olmayan vakalarda ultraviole ışınları ile bir miktar iyileşme sağlanmakla birlikte, tedavide kullanılan ilaçlar Ultraviole ile ters etkileşim gösterir. Uzun dönem Ultraviole ye maruz kalmak kalıcı deri hasarına neden olur.

DİYET :

İyi beslenmeye yönelik öneriler
Akneyi ( Sivilceleri ) iyileştirebilen özel bir diyet tarif edilmemiştir. Çikolata ve yağlı yiyecekler akneyi ( Sivilceleri ) artırmazlar.

HASTANIN EĞİTİLMESİ :

Hastanın aknenin kesin bir tedavisinin olmadığını, tedavilerin sadece hastalığı ve lezyonları kontrol altına almak için yapıldığını bilmesi önemlidir.
Tüm tedavi şekillerinde etkinin ortaya çıkması en az 4 hafta sürer.
Topikal ajanlar yüzün kızarmasına ve kurumasına sebep olurlar, bu yüzden bir çok kişinin bu ilaçların kullanımına devam etme konusunda teşvik edilmesi gerekir.

TERCİH EDİLEN İLAÇLAR :

Özellikle haifi derecedeki sivilcelerde deriye uygulanan krem ve losyonlar en iyisidir.
Benzoyl peroxide % 5 kuru cilde gece yatarken sürülür.
Retinoik asid % 0,025 oranlarındaki konsantrasyonlardan başlayarak gece yatarken kuru cilde sürülür. Jel formu da (Retinojel % 0,025, % 0.05)0 vardır ve oldukça kurutucudur. Başlangıç aşamasında lezyonların artmasına neden olur.
Kislik lezyonlara eritromisin yada Klindamisin % 2 solüsyon uygulanması
Tetrasıklin 250 mg günde dört defa 7-10 gün kullanılması ve dozun en düşük etkin doza kadar azaltılması.

BEKLENEN GELİŞME VE PROGNOZ :

Zaman içinde yavaş yavaş iyileşme meydana gelmesi

GEBELİK :

Akne lezyonlarında remisyon ya da artışa sebep olabilir.

DİĞER NOTLAR :

Akne ( Sivilce ), genellikle hasta için, doktora ifade ettiğinden daha ciddi bir sorundur.
Akne ( Sivilce ) zamanla geriler.

Ekim 10, 2008 at 6:56 pm Yorum yapın

Uyuz

Halk arasinda ”Gidişik” adı verilen hastalık, yalnız insanlarda yaşayabilen ve gözle görülmeyen böceklerde bulaşan, çok kaşıntılı bir hastalıktır.
İnsandan insana; aynı yatakta yatmak gibi uzun süreli temasla veya çarşaf, çamaşır gibi ortak kullanılabilen eşyalarla bulaşabilir. İlk kez uyuz olanlarda kaşıntı 20 – 30 gün sonra, daha önce geçirenlerde ise çok kısa sürede ortaya çıkar.

Kaşıntının şiddeti, yaygınlığı, gece artması ve ailesel özelliği çok tipiktir. El parmak araları, dirsekler, karın, kalça, cinsel organlar, memeler en çok yerleştiği bölgelerdir. Yoğun kaşıntı izleri ve az sayıda böceğin kazdığı tüneller görelbilir.
Aşırı kaşıntı, mikrop kapmalara veya egzama gelişimine neden olabilir. Bebeklerde ve bağışıklık sistemi zayıf olan kimselerde, normalde tutmadığı saçlı deri, avuç içi, ayak tabanı gibi alanlarda yerleşerek, daha şiddetli olabilir. Her insanda hastalığa yakalanma olasılığı aynıdır; fakat, aynı ev içerisinde çok sayıda insanın yaşadığı, yatılı misafirliğin sık olduğu kesimlerde yayılma daha hızlı olur. Tedavisi çok zor olmasa da uğraştırıcıdır ve titiz bir uygulama gerektirir.
Birinci ilke; bir kişinin hasta olduğu bir evde herkesin tedavi olması, ikincisi ise bulaşma kaynaklarının dezenfeksiyonudur. Çamaşır ve çarşaflar kaynatılabilir, kaynatılamayan eşyalar, kızgın ütüyle ütülenebilir veya bir hafta insandan uzak kalacak şekilde, metal veya plastik bir kapta saklanarak; insan dışında uzun süre yaşayamayan böceklerin ölmesi sağlanır. Uzun araştırmalara karşın uyuzun iğne veya hap şeklinde, yaygın deyişle ”içten kesecek” bir tedavisi bulunamamıştır. Bu nedenle deriye sürülerek böcekleri öldüren ilaçlar kullanılır. Uygulamada en önemli nokta, böceğin sevmediği baş ve yüz dışında, ilaçların tüm vücuda önerilen aralıklarla sürülmesi ve tedavi süresi içinde bölgenin, ilaçsız kalmamasıdır. Bu süre, ilaçlara göre 12 – 72 saat olabilir. Önemli olan, erken dönemde doktora başvurup; hastalığı, çevreye yayılmadan ve başka sorunlara neden olmadan denetim altına alabilmektir.

Ekim 10, 2008 at 6:55 pm Yorum yapın


Arşivler

Son Yazılar

En Fazla Tıklananlar

  • Hiçbiri

Popüler Yazılar

     

    Ocak 2012
    Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
    « Eki    
     1
    2345678
    9101112131415
    16171819202122
    23242526272829
    3031  

    Blog Stats

    • 937 hits

    Follow

    Get every new post delivered to your Inbox.